top of page

Gırgırıye ile Şenlik Var!

  • Şafak Cömertoğlu
  • 24 Nis
  • 3 dakikada okunur



Gırgıriye, 1981 yılında Türk sinemasının en güçlü yaratıcı kadrolarından biriyle hayat bulmuş, sadece bir Yeşilçam komedisi değil; aynı zamanda dönemin mahalle kültürünü, müziğini ve sosyal sıcaklığını yansıtan çok özel bir yapımdı 🎬✨ Yönetmenliğini Kartal Tibet’in üstlendiği, yapımcılığını Türker İnanoğlu’nun yaptığı, senaryosunu ise Sadık Şendil’in kaleme aldığı film; Sulukule üzerinden mahalle hayatının neşesini, dayanışmasını, çatışmasını ve renkli insan ilişkilerini seyirciye çok canlı bir şekilde aktarmıştı 🏘️🎶 Başrollerinde Müjdat Gezen, Gülşen Bubikoğlu, Adile Naşit, Münir Özkul, Perran Kutman ve Ayşen Gruda gibi dönemin en sevilen oyuncularının yer alması da filmi ilk andan itibaren unutulmaz yapan en önemli unsurlardan biriydi 🌟 Filmin müzikleri de hikâyenin ruhunu besleyen çok güçlü bir yere sahipti; çünkü Gırgıriye’yi özel kılan şey yalnızca anlatısı değil, aynı zamanda o eğlenceli, hareketli ve içten atmosferiydi 💃🎵



🎭✨ Gırgıriye Müzikali’nin yıllar sonra sahneye taşınması bile başlı başına heyecan verici. Müzikal daha başlamadan insanda güçlü bir nostalji duygusu uyandırıyor 🤍 Üstelik Perran Kutman, Müjdat Gezen, Gülben Ergen ve Ceyhun Fersoy gibi çok tanıdık isimlerin yer aldığı kalabalık kadro da beklentiyi iyice yükseltiyor 🌟 Haberlere ve duyurulara bakınca yapımın en çok öne çıkan tarafı; kahkaha, müzik ve dansı bir arada sunan büyük ve renkli bir sahne işi olması 💃🎶🕺


Ancak her güzel şeyin yanında birkaç can sıkan detay da olmuyor değil 😔 Böylesine olağanüstü bir prodüksiyon hazırlanmış olmasına rağmen, seyircinin içeriye medeni ve düzenli bir şekilde alınamaması, uzun bekleyişler yaşanması ve oyunun bu yüzden geç başlaması hem izleyiciye hem de sahneye çıkan tüm sanatçılara karşı bir tür saygısızlık gibi hissettiriyor ⏳🚪 Bu kadar özenle hazırlanmış bir işin organizasyon tarafında aynı titizliği görememek üzücüydü.


Ama oyun başladıktan sonra işin rengi tamamen değişti ✨ Gerçekten de o 3 saat 40 dakikanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz 😍 Herkesin performansı oldukça başarılıydı 👏 Özellikle Gülben Ergen’in sahnedeki doğal tavrı, zaman zaman replikler sırasında içten kahkahalarla gülmesi ve seyirciyle kurduğu sıcak temas oyuna çok pozitif bir enerji kattı 💛 Bu doğallık, sahne ile salon arasındaki mesafeyi azaltıp seyir zevkini daha da artırdı.


Bence bu müzikalin en güzel yanı, sadece eski bir filmi yeniden hatırlatması değil; o eski mahalle sıcaklığını, samimiyetini ve eğlenceli karmaşasını sahneye taşıma çabası olması 🤍🏘️ “Sulukule’de yaşayan Bayram ve Güllü’nün deli dolu ve eğlenceli aşk hikâyesi” olarak tanıtılması da zaten seyirciye nasıl bir dünya vaat ettiğini çok net söylüyor 😊 Bu yönüyle müzikal, sadece nostaljiye yaslanan bir iş olmaktan çıkıp gerçekten yaşayan, nefes alan bir sahne deneyimine dönüşüyor 🌈✨



Bir yandan da yapımın ne kadar iddialı olduğu hissediliyor 🔥 Koreografide Anadolu Ateşi ve Mustafa Erdoğan imzasının bulunması, işin müzik ve dans tarafının ne kadar güçlü kurulduğunu açıkça gösteriyor 💃🎵 Bu da müzikale büyük bir dinamizm ve görsel zenginlik katıyor. O yüzden Gırgıriye Müzikali bana sadece eski bir filmin sahneye uyarlanmış hali gibi değil; seyirciyi eğlendirmeyi, coşturmayı ve o eski ruhu çok daha büyük bir sahne enerjisiyle yeniden yaşatmayı hedefleyen güçlü bir yapım hissi verdi 🎭🌟 Tabii oyun içinde günümüze dokunan bazı mesajlar ve seyircinin tepkisini almak için serpiştirilmiş küçük göndermeler de vardı 😉 Bu da yapımın yalnızca geçmişe dönük bir nostalji sunmadığını, bugünün seyircisiyle bağ kurmaya da çalıştığını gösteriyordu.

Küçük bir serzenişimi de söylemeden geçemeyeceğim 🙏 Bazı eser sahiplerinin adları anılırken, filmin müziklerinde çok önemli bir katkısı olduğunu düşündüğüm Hurşid Yenigün’ün adının hiç geçmemesi dikkatimi çekti 🎼 Gırgıriye filmlerinde müzik her zaman çok ön planda olmuşken, bu hafızayı yaratan isimlerden birinin anılmaması bence eksik kalan bir detaydı. Çünkü bazı filmler sadece sahneleriyle değil, müzikleriyle de yaşar 🎶✨



Daha içten bir cümleyle toparlamak gerekirse; Gırgıriye Müzikali, bana geçmişin neşesini bugünün sahnesine taşıyan, bol kahkahalı, bol müzikli ve sıcacık bir seyirlik gibi hissettirdi 💛🎭 Nostaljiyi sevenler, mahalle kültürünü özlemle ananlar ve eski Türk sinemasının ruhunu sahnede yeniden görmek isteyenler için gerçekten çok keyifli ve özel bir deneyim 🌟 Ama tabii, önce kuyrukta beklemeyi ve neredeyse iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık bir salonda yer bulmayı başarmanız gerekiyor 😅🎟️ Yine de tüm aksaklıklara rağmen, salondan güzel bir enerjiyle çıkıyorsunuz 🤍✨



Kapanışta ise Müjdat Gezen hocanın hem Perran Kutman’a hem de Uğur Dündar’a söylediği övgü dolu sözler, sadece usta oyunculuğu değil; yıllara yayılan o kıymetli dostlukları da sahneye taşıdı ve geceye çok zarif, çok içten bir final oldu 🫶🌹 Tüm emeği geçenlere selam olsun.




 
 
 

Yorumlar


bottom of page